Kategorisi Seçilmemiş

Nurhan Yapıcı Özel Bungalov Evleri ne zaman bitecek?

Nurhan Yapıcı Özel Bungalov Evleri ne zaman bitecek?

 

SAMSUN’un Ladik İlçesi’ne günübirlik gelen turistlerin konaklaması amacıyla özel bir firma ve belediye tarafından 2019 yılında yaklaşık 1 milyon TL’ye ihaleye çıkan 10 adet bungalov ev ve bir adet kir restoranı aradan geçen 2,5 yıla rağmen tamamlanamayarak atıl vaziyette kaldı.

 

Samsun’un Ladik İlçesi’nde 2019 yılında Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından projesi onaylanan ve aynı yıl içerisinde Ladik Belediyesi  ile Semitaş Emprenye ve Sanayi Tesisleri AŞ arasında yapılan protokol sonrası yaklaşık 1 milyon TL’ye ihaleye çıkan 10 adet bungalov ev ve bir adet kir restoranı aradan geçen 2,5 yıla rağmen tamamlanamayarak atıl vaziyette kaldı.

Günübirlik yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan ilçede konaklama olmaması ise turizm firma yöneticileri tarafından tepkiyle karşılanıyor. 2020 yılında yazılı ve görsel basına açıklamalarda bulunan belediye başkanı Nurhan Yapıcı Özel, çalışmalara başlanacağını ve tamamlanacağını söylemişti.

Çevrede yaşayan vatandaşlar ise aradan geçen zaman içerisinde evlerde ve alanda çalışma yapılmadığı ve kaderine terk edildiği belirterek, “Bu bizim ilçemiz ve gençlerimiz için tanıtım ve iş istihdamı alanında çok iyi bir projeydi. Ancak şu an çalışma yok. Kaderine terk edildi” diye konuştular.

 

31 Mart yerel seçimleri sonrası göreve gelen Ladik Belediye Başkanı Nurhan Yapıcı Özel’in Ladik ilçesinde  bulunan Ladik Saat Kulesinin harabe halinden sonra şimdi de Ladik Bungalov Evlerle gündeme geldi.

 

Ladik Belediye Başkanı Nurhan Yapıcı Özel, turizm yönünden Ladik ilçesine önemli katı sağlayacak Bungalov Evleri’nin tüm çalışmalarının tamamlanarak 2020 yılı başlarında hizmete açılacağını söylemişti.

 

Ladik ilçesinin doğasına uygun olarak yapılan10 bungalov evin yapımında sona gelindiğini, Bungalov Evleri’nin beton yapılardan uzak, doğa ile iç içe bir dinlenme alanı olacağını ifade eden Özel, tesislerin önemli olduğuna 27 Kasım, 2019, yılında vurgu yapmıştı.

Ladik’te bulunan yapılan10 bungalov evin seçimlerden 2,5 yılın geçmesinin ardından hala yapılmaması dikkatlerden kaçmadı.

samsunnoktahaber \ Ercan Yağlı

Kayıp Arzu Aygün’den acı haber geldi! 42 gündür aranıyordu, cansız bedeni ormanda çuval içinde bulundu

Samsun’da 42 gündür kayıp olan Arzu Aygün’ün (35) tabancayla vurulmuş cansız bedeni bulundu. Gözaltına alınan sevgilisi M.C., Aygün’ü öldürdüğünü itiraf etti. Atakum ilçesinde, geçen yıl 17 Aralık’ta evden çıkan 2 çocuk annesi Arzu Aygün, bir daha geri dönmedi.

İTİRAF ETTİ, CESEDİ BULUNDU
Polis ekiplerince ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan M.C., savcılığa giderek Arzu Aygün’ü tabanca ile vurarak öldürdüğünü ve cesedinin Kozluk Mahallesi’nde olduğunu söyledi. Olay yerine giden polis ekipleri Arzu Aygün’ün cesedini ormanlık alanda çuval içinde çürümüş halde buldu.

İMAMOĞLU’NDAN, BAKAN ÇAVUŞOĞLU’NUN “KANAL İSTANBUL” YORUMUNA YANIT: “BAKANI NEREYE UÇURUR BİLEMEM”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Deprem Çalıştayı”nda yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İmamoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Kanal İstanbul’u kastederek “Kazmayı vurduğumuz anda denizcilik uçacak” sözlerine yanıt verdi. İstanbul halkının Kanal İstanbul konusunda “sıfır noktasında bilgiye” sahip olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Dünyayı, ekosistemi, iklimi, depremi her yönüyle etkileyecek, nüfusu, yapılaşmayı rantı etkileyecek bir konusunun yüzeysel geçiştirilip, “Biz ihaleye çıktık” denecek bir süreç olmadığının altını çiziyoruz. Sayın Bakanı nereye uçurur, dış ilişkileri veya başka konuları nereye uçurur, o beni hiç ilgilendirmiyor. Ben, İstanbul’a, 16 milyon insana, bu ülkeye neye mal olacağına bakıyorum” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Deprem Çalıştayı”nda yaptığı konuşmanın ardından kameraların karşısına geçti. Gazetecilerin İmamoğlu’na sordukları sorular ve İBB Başkanı’nın verdiği yanıtlar şöyle oldu:

Protokolde gözlerin aradığı isimler vardı; İstanbul Valisi, AFAD Başkanı olmak üzere.
–           Buraya herkes davet edildi, benim de bilgim dahilinde. İlgili bakanlıktan tutun da valiliğe kadar. Belki kurulları veya heyetleri temsilen birileri gelmiş olabilir; ama ben kim geldi, gelmedi açıkçası bilmiyorum. Umarım gelmişlerdir. Bugün aslında konu, üst düzey bilim insanları, teknik insanlar, onların ne katacakları. Bizler, yöneticiler dinleyip sorumluluk elde etmesi gereken insanlarız. Gelmeseler de biz raporları kendilerine yolarız.

“BEN İSTANBUL’A BAKIYORUM”
Kanal İstanbul’a da değindiniz içeride. Siyasetin de çokça gündeminde. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, “Kazmayı vurduğumuz anda denizcilik uçacak” gibi sözleri oldu. Sizin duruşunuz da devam ediyor. Kanal İstanbul projesi nereye doğru gidiyor? Çünkü, iktidar kanadı bu konuda kararlı ve ısrarlı.

–           İstanbul’da halkın, yaptığımız araştırmada neredeyse sıfır noktasında bilgi sahibi olduğunu görüyoruz. Kanal İstanbul’u, ‘çılgın proje’, ‘Bir yerden kanal geçiyormuş’ diye biliyorlar. Yani etkisi, üreteceği tahribat, neye mal olacağı konusunda faydaları ve dezavantajları konusunda hiçbir bilgileri yok. Dünyayı, ekosistemi, iklimi, depremi her yönüyle etkileyecek, nüfusu, yapılaşmayı rantı etkileyecek bir konusunun yüzeysel geçiştirilip, ‘Biz ihaleye çıktık’ denecek bir süreç olmadığının altını çiziyoruz. Sayın Bakanı nereye uçurur, dış ilişkileri veya başka konuları nereye uçurur, o beni hiç ilgilendirmiyor. Ben, İstanbul’a, 16 milyon insana, bu ülkeye neye mal olacağına bakıyorum. Yani bu belki 75 milyar, belki 125 milyar lira açıklanıyor. Böyle bir maliyetin, bugünün Türkiye’sinde ekonomik olarak karşılığı önceliği nedir? Bu şehrin, kadim coğrafyasına, tarihsel geçmişine etkisi ne? Tarım veya orman alanlarına etkisi ne? İnsan yaşamına, trafiğine coğrafi bütünlüğüne etkisi ne? Ben buna bakarım. Beni ilgilendiren tarafı bu. Duyurmaya, paylaşmaya, konuşmaya da devam edeceğim.

“KRİTİK OLAN MELEN…”
Barajlarda son durum nedir? İstanbul’da bir su sıkıntısı yaşanacak mı?
–           Şu anda barajlarımız, doluluk olarak yüzde 36’ların biraz üzerinde. Birkaç haftadır düşüş trendinde olan doluluk oranı, son 3-4 gündür bir yükselişe geçti. Kışa girişimiz gecikti; ama henüz kışı yaşamadık. İstanbul’un ürkütücü su senaryosu, 2 yıl üst üste kuraklık yaşaması ile ilintili. Bu kuraklığın, yaz aylarına nasıl tesir edeceğini yaşayacağımız kışla göreceğiz. Şu anda henüz kışla ilgili bir tahminde bulunmak güç. Eğer, seneye de bir kuraklık yaşanırsa, arkadaşlarımızın ön görüsü 2021’de bizi bir su sıkıntısı bekliyor. Tabi burada çarpıcı olan 2 şey var. Bir tanesi, malum Melen Barajı’nın bundan 2 yıl önce açılacak olması ve bugün orada milyonlarca metreküplük su rezerviyle İstanbul’un beslenebileceği yönünde tarihsel projenin hala niçin neticelenmediği… Aldığımız son bilgiden dolayı burada yapılan yanlış imalatın giderilmesiyle ilgili ek projenin maliyetiyle ilgili alakalı ödeneğin hala çıkarılmamış olması… 2040’a, 2071’e kadar su sorunu yaşamayacağımız bir şehir devraldığımız konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı dahil, teminatlar verildi topluma. Biz de o teminatı alarak seçildik. Dolayısıyla bu süreç de milli bir meseledir. Eğer DSİ, ödenek sorunu yaşıyorsa, bu ödeneği tesis edecek kurumları bu konuda uyarıyoruz ve duyarlılığa davet ediyoruz. Bu, önemli bir meseledir. En azından bence Sayın Cumhurbaşkanı’nın taahhüt ettiği ve vaat ettiği “2040’a, 2071’e kadar su sorunu yaşamayacağız. Tüm sorunu çözdük” taahhüdünün imza altına alınması için bütün kurumları ve kuruluşları sorumluluğa davet ediyoruz. Şu anda 2 yıl su sorunu olmayacağı yönündeki öngörümüzle beraber, bu ileride su sorunu olmayacağı anlamına da gelmiyor. Kritik olan Melen Barajı’nın yanı sıra, tasarruflar ve geliştireceğimiz su kaynağı oluşturma ile ilgili projelerimiz devam ediyor. Ocak ayında da su çalıştayımız olacak. Bunu orada da ele alacağız. Ama her şeyden önce şunu ifade edelim; Kanal İstanbul projesinin yüzde 30 civarında su havzalarını yok edeceği, İstanbul için ne kadar gereksiz ve ne kadar riskli bir proje olduğunun da ayrı bir ispatıdır. Onun da altını çizelim.

“BİLİMSEL ALANLARA MÜDAHALECİ OLMAM”
Deprem alanında uzun süredir çalışma yapan bazı isimlerin İBB yönetimi tarafından çalıştaya neden dahil edilmediklerine dair sosyal medyadan tepkileri oldu. Haberdar mısınız, bu davetlerden ve bu konuda bir mesajınız olacak mı?

–           Bir belediye başkanı olarak kim davet edildi, kim edilmedi… Bilimsel alanlara ben ne müdahaleci olurum ne de olmak doğru. Burada bir kere şunu söyleyelim. Davet edilmeyen kimse yok. Konuşulan şey, konuşmacı olmakla ilgili. Gösterilen tepki… Ki ismi geçen bilim insanımız da belediyemiz ile başka alanlarda şu anda aktif çalışma içerisinde. En son mesela İSKİ’nin kendilerine bir çalışma teklifi yaptığını biliyorum. Dolayısıyla İstanbul’da hiçbir bilim insanı dışarıda kalmaz, kalmamalı. Eksiklik olabilir. Çokça bilim insanımız var. Herkesin konuşmacı olması mümkün olamayabilir. Ama herkesin sürecin içinde olması sağlanmalıdır. Bunu sağlamaya dönük kurullar oluşturuyoruz. Kendilerine bir hata yapılmışsa zaten arkadaşımız söyledi ‘özür dileriz’ dedi. Ama bilim adına konuşmacı olmadım diye gelmemeyi kendileri tercih etmemeli. Umarım bugün veya yarın kendileri en üst seviyede katılımcı ve sürece katkı sunan bilgileri ile paylaşımcı olmasını dilerim. Sadece kendilerine değil, tabi herkesi bu anlamda davet ediyoruz. Eksiklikler giderilir. Bu ne ilk ne son olacak. Hep böyle depremle ilgili konuşacağımız alanları ve süreçleri İstanbul’un her anına dahil edeceğiz. Çünkü bizim birinci meselemiz deprem.

ATAKUM’DA “KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ” PROJESİ

Samsun’un İlkadım İlçesi’nde bulunan Baruthane Ortaokulu “Kültürlerarası Köprü” projesi kapsamında Romanya’nın Focşani kentinden 7 öğrenci ile ebeveylerini, kendi öğrencilerinin evlerinde ağırlayarak, Türk kültürünü tanıtma amacıyla hazırladığı program dahilinde,  Atakum Belediyesi’nin Seyir Tesisi’ni ve Osmanlı Hamamları’nı ziyaret ettiler.

HAMAMLAR TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMLİ BİR PARÇASI

Romen kafileye rehberlik yapan Baruthane Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Sedat Arpacı, ilk kez 2018 yılında proje projesi 80 öğrencinin katılımıyla devamen yaz kampında bir araya gelebiliyorken, Romen kafileyi 14-21 Nisan’da Samsun’da Samsun’daki müzelerini, Atakum Sahili ‘ni, Vezirköprü’de bulunan Şahinkaya Kanyon’unu gezdirdiklerini dile getirdi. Atakum Belediyesi’nin Osmanlı Hamamları tesisini ziyaret ediyor olup Türk Kültürü’nde büyük bir yer alan hamam kültürünü Romen kafileye tanıttıklarına vurgu yapan Arpacı, “Hamamlar Türk Kültürü’nde mekanını olan bir simgemiz. Romen kafileyi Osmanlı Hamamları’na getirerek Türk Kültürü’nün bir oteli Romen Şehrinde tanılaştırma imkanımız oldu. Misafirlerimiz de Osmanlı Hamamları’ndan oldukça sevdiklerini dile getirdi. ”İfadelerinde bulundu.

“Adayımızın Arkasındayız”

AK Parti ve MHP Kavak ilçe teşkilatları 31 Mart’ta yerel seçim startını MHP ilçe Başkanı Cahit Kamber’in “Gazamız mübarek olsun” sözü ile birlikte verdiler.

MHP Kavak ilçe Başkanı Cahit Kamber’i ziyaret eden AK Parti Kavak İlçe Başkanı Osman Atlı ve Belediye Başkanı İbrahim Sarıcaoğlu, partililerle birlikte Rabia ve Bozkurt selamı vererek ilçede seçim startını yüzde 80 oy hedefiyle verdi.

Kavak Belediye Başkanı İbrahim Sarıcaoğlu ve AK Parti ilçe Başkanı Osman Atlı’nın ziyaretlerinde sözlerine “Gazamız mübarek olsun” diyerek başlayan MHP ilçe Başkanı Cahit Kamber, “ Ülkemizin bekası için Cumhur ittifakı adayımızın arkasında kenetleniyoruz. Başarmaktan başka çaremiz yok” dedi.

Türkiye 15 Temmuz hain darbe girişimini kenetlenerek nasıl aştıysa Cumhur ittifakının 31 Mart seçimlerinde de aynı ruh ve birliktelik içinde başarıya ulaşacağını ifade eden MHP Başkanı Cahit Kamber, şöyle konuştu

”Zillet ittifakı boş durmuyor. Onun için bizler bu seçimde nefis yapmadan, nefisleri ayaklarımızın altına alarak, birbirimizle kenetlenerek tüm hesapları bozarak en güzel neticeyi alacağız. Başarmaktan başka çaremiz yok. Mevcut adayımızın sonuna kadar yanında olup gece gündüz demeden çalışarak en iyi neticeyi alacağız”

TABELALAR AYRI GÖNÜLLER BİR

AK Parti ilçe Başkanı Osman Atlı’da Kavak’ta ayrım yapmadan kimseyi ötekeleştirmeden çalışacaklarını belirterek “ Tabelalarımız, partilerimiz ayrı olabilir ama gönüllerimiz bir. El ele vereceğiz, birbirimizle kenetleneceğiz ülkemizin geleceği için çalışacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ikinci kez Kavak’ta kendisine görev verildiğini hatırlatan Belediye Başkanı İbrahim Sarıcaoğlu ’da gösterilen güvene layık olmak için çalışacağını söyledi.  Kavak’ta AK Parti’nin oy oranını her seçimde artırdıklarını belirten Sarıcaoğlu,” Kavak’ta yüzde 48 oy ile göreve geldik bunu en son seçimde yüzde 74’e kadar ulaştırdık. Şimdi hedefimiz daha büyük Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz söz yüzde 80 oy oranını burada yakalayacak ve yeni dönemde çok daha güçlü bir biçimde daha büyük projelerimizle ilçemiz ve ülkemiz için çalışacağız” diye konuştu

O Araçtan Sağlam Çıktılar, Olay Yerinden Kaçtılar.

Bugün öğlen saatlerinde tranvay kılıçdede durağının karşısında otoyolda araç takla attı.

Hurdaya dönen araçtan 2 kişi yayan olarak kaçtı. Trafik ekiplerin gelmesinden sonra araçta detaylı bir araştırma inceleyen trafik polisleri,araçta boş alkol şişelerini buldu.

Polis kaçan şahısları bulmak için detaylı incelemelerde bulunuyor…

Usta oyuncu Turan Özdemir hayatını kaybetti

Usta oyuncu Turan ÖzdemirBeykoz‘daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Yaşamını Bodrum‘da sürdüren “Dondurmam Gaymak” filminin unutulmaz oyuncusu Turan ÖzdemirKanal D‘de yayınlanan “Dostlar Mahallesi” rolü için bulunduğu Beykoz‘daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

TURAN ÖZDEMİR KİMDİR?

Turan Özdemir, 10 Kasım 1952 tarihinde Muğla’nın Yatağan ilçesinde doğmuştur. Annesinin adı Suzan, abisinin adı Esat’tır. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olduktan sonra İzmir Devlet Tiyatrosu’nda görev aldı. Bir süre İzmir Devlet Tiyatrosu’nda görev yaptıktan sonra, ardından İstanbul’a yerleşti.2001 yılından itibaren kamera karşısına geçerek bir çok sinema filminde görev aldı.

Turan Özdemir, oyuncu kadrosu Muğlalı vatandaşlardan oluşan ve çekimleri de yine Muğla’da gerçekleştirilen “Dondurmam Gaymak” adlı sinema filminin başrol oyuncusu bu filmle ünlendi. Pis Yedili dizisinde öğretmen Hasan Paşa karakterini canlandırmaktadır.

21 Mayıs 2010 günü Muğla’nın Ortakent beldesinde yolun üzerindeki kedinin ezilmesini önlemeye çalışırken bir motosikletin çarpması sonucu ağır yaralandı. Beyin kanaması geçiren sanatçı 9 Haziran 2010 gününe kadar yoğun bakımda kaldı.

Turan Özdemir, Müzeyyen hanım ile evli olup Ezgi adında biri kız, 2 çocuk babasıdır.

Filmleri :

2011 – Pis Yedili
2010 – Geniş Aile
2009 – Gölgedeki Renkler
2009 – Babam Büfe
2008 – Üvey Aile
2008 – Mevlana Aşkın Dansı
2008 – Geç Gelen Bahar
2008 – Yağmurdan Sonra
2007 – Adem’in Trenleri
2007 – Mavi Gözlü Dev
2007 – İki Yabancı
2005 – Dondurmam Gaymak
2004 – Kadın İsterse
2004 – Cennet Mahallesi
2003 – Estağfurullah Yokuşu
2002 – Çekirdek Aile
2002 – Aslı ile Kerem
2001 – Tatlı Hayat

Kupa tedavisi ve Hacamat Nedir?

Samsun Büyük Anadolu Çiftlik Hastanesi doktorlarından İç Hastalıkları Uzmanı Kupa Terapisti Uzm.Dr. Taner Kaya, “Kupa tedavisi ve Hacamat” hakkında önemli bilgiler verdi.
Samsun Büyük Anadolu Çiftlik Hastanesi doktorlarından İç Hastalıkları Uzmanı Kupa Terapisti Uzm.Dr. Taner Kaya, “İnsanların sırtına kupa konularak uygulanan hacamatla tedavi yöntemi, adeta bir şifa niteliği taşıdığını” söyledi.
Tıpta 5 bin yıllık şifa olan Kupa tedavisi ve Hacamat hakkında önemli bilgiler veren, eğitim alanında ve ardından dünyanın pek çok ülkesinde tamamlayıcı ve gelenek tıp metodlarını inceleyen, ve bununla ilgili bir çok eğitime katılan Samsun Büyük Anadolu Çiftlik Hastanesi doktorlarından İç Hastalıkları Uzmanı Kupa Terapisti Uzm.Dr. Taner Kaya, bu tedavinin de uzman işinde ehil olan kişiler tarafından yapılması gerektiğinin de altını çizgi.
Hacamat ve kupa tedavisinin hızlı ve hijyenik bir şekilde yapılmasını belirten Uzm.Dr. Taner Kaya, “Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi’nde Dry Cupping (Kuru kupa) ve Wet Cupping (Islak kupa)(Nebevi tıpta; Hacamat) eğitimini almaya gittim.
Eğitim sonunda bu işlemin modern tıpa bir alternatif değil yetersiz kaldığı durumlarda tamamlayıcı bir uygulama olduğunu öğrendim. Bu tip tedavi yaklaşımları; biz hekimlerin maalesef bu konulara uzak kalması nedeniyle bilimsellikten uzak, tabiri caiz ise merdivenaltı uygulamalar olarak kalmakta. Oysa şu yüzyılda bile Almanya ve Japonya gibi ülkelerde bakanlıklara bağlı hastanelerde hekimler tarafından yapılmaktadır.
Kupa tedavisi ve Hacamat nedir?
Kan dolaşımını arttırmak ve iyileşme sağlamak için bölgesel vakum oluşturmaya dayanan köklü tedavi yöntemine kupa terapisi denir. Hastalıktan kurtulmak veya sağlığı koruma amacıyla atık maddelerin yoğun olarak toplandığı belli noktalardaki tıkanıklık, kılcal damar ve ince damarlardan kirli kanın alındığı yaş kupa tedavisi ise hacamat olarak da bilinir. Ana mekanizması kan akımının arttırılmasına dayanır. Elle yapılan masaja nazaran daha fazla kan akımı sağlanarak, hücrelerin beslenmesi artar ve karbondioksit atılması sağlanır.
Tarihçesine bakacak olursak;
Kupa tedavisini ilk defa antik Mısırlılar kullanmıştır. Ebers papirusları (M.Ö. 1550) en eski tıbbi kitap olup, vücuttan yabancı maddelerin atılması için kupa uygulanarak kanamayı tarif eder. Hipokrat ve Galen de kupa tedavisinin büyük destekçilerindendi. İbni Sina ve Zehravi birçok hastalığın tedavisinde kupa yöntemini uyguladılar.
Amerka’da 20. yüzyılda kullanılmaya başlandı. Kupa tedavisi günümüzde Asya, Ortadoğu, Avrupa, İngiltere gibi birçok ülkede uygulanmaktadır
Nasıl etki ediyor ?
Vücudun dış yüzeyinden uygulanan basınç, deri altındaki dokulara ve kaslara kanın çekilmesini sağlayarak içerdiği besin ve oksijenin dokudaki hücrelere bırakılmasına ortam hazırlamaktadır. Bu yolla toksinlerin ve atık maddelerin de lenf sistemiyle drenajı sağlanmaktadır. Dolayısıyla bölgedeki metabolizma hızı, enzim ve hormonların artışı hızlanmaktadır.
Yaş kupa tedavisi, Geleneksel İslam Tıbbı’nda Arabistan’da (el)-hijamah, Türkçe’de ise hacamat olarak adlandırılır.
Asırlardır uygulanan bu tedavi yöntemi Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) öğretilerine dayanmaktadır. Günümüze ulaşan sahih kaynaklı hadislerde hacamat tavsiye edilmektedir.
Peygamber Efendimiz (sav); “Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır.” “Hacamat yapan ve yaptıran ne güzel bir iş yapmıştır. Zira kan yoğunlaşır da adamı hasta eder hatta öldürür.” buyurmuştur. Peygamber efendimiz(sav) ‘in ömrü boyunca 47- 48 kez hacamat yaptırdığı rivayet edilmektedir.
Çevremizdeki her türlü kimyasallar, gıdalardaki katkı ve koruyucu maddeleri, atılamayan ilaç birikintileri, gıdalardaki hormonlar, çevremizde ve soluduğumuz havadaki ağır metaller, yabancı proteinler, kanserojenler, allerjenler, GDO lu ürünler, su ve hava kirliliği, mikropıhtılar, kanın akışkanlığını bozan ve kanı kalınlaştıran sebepler, kolesterol, iltihabi kalıntılar vb. Bütün bu sayılanlar güvenilir ve etkili yöntem olan hacamatla vücuttan uzaklaştırılabilir.
Hangi hastalıklarda hacamat yapılır?
Hacamat yaptırmak için illa hasta olmak gerekli değildir. Tarama hacamatı dediğimiz hacamatta bir detoks yöntemi gibi vücudumuza bir uyanma ve hareketlilik sağlar.Ayrıca Sırt ağrısı, miyozit, spor yaralanmaları, Siyatik, lumbalji, disk patolojileri, Fibromiyalji, Stres başağrısı, migren, Post-Zoster nevralji, gibi durumlarda da hacamat tedavisi faydalıdır.
Düzenli aralıklarla yapılan tarama hacamatı tedavisi kronik hastalıklardan korunmanın en iyi yoludur.
En iyi hacamat hasta olmadan önce yapılan hacamattır.
Tedavi Nasıl Bir Ortamda Yapılmalıdır?
Hacamat tedavisi hekim kontrolünde yapılmalıdır. Kullanılan malzemeler kaliteli, tek kullanımlık ve steril olması gerekir. Kan hastalıklarının bulaşmaması, kişiden kişiye hastalık geçmemesi için tedbirler alınmalı. Hacamat yapan kişinin el becerisi en önemli konudur. El becerisi ile yapılan hacamatla dışarı çıkmasını istediğimiz yüzeysel toksik kan vücuttan alınır.
Yan Etkisi Var Mıdır?
Hacamat tedavisi doktor kontrolünde yapılırsa her yaş grubu insan için hiçbir yan etkisi yoktur.
Hacamat Tedavisinin Sonuçları
Tıbbi hacamat tedavisi, vücudumuzda faydalı yeni maddelerin artmasına, zararlıların da atılmasına sebep olduğu için, genel olarak ağrısız, stressiz, hastalıklardan uzak, rahat bir hayat yaşanmasına sebep olur. Bedeni rahatlayan sağlıklı insan kendisine, ailesine topluma faydalı hale gelir.” diyerek sözlerine son vendi.