Güncel

Atakum’da 41 Ayda Rekor Hizmetler…

Atakum Belediyesi 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden bugüne geçen 41 aylık süreçte rekor hizmetlere imza attı.

Yerel seçimlerden bugüne geçen 41 aylık sürede Altın Çağını yaşayan Atakum’da rekor hizmetlere imza atıldı. Atakum’u adeta bir marka kent haline getiren Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, 41 aylık sürede imza attığı projeleri samsunbihaber.com’a anlattı.

ATAKUM ALTIN ÇAĞINI YAŞIYOR

Taşçı, “Göreve geldiğimizde Atakumlu hemşerilerimize söz verdiğimiz 55’de 55 projeden 35 tanesini tamamladık.  Bu projelerin dışında görevdeyken ekstra 25 tane projeyi hayata geçirdik. Şu anda hali hazırda 18 tane projemiz hızla ilerliyor. Her gün biraz daha ileriye, biraz daha gelişime, biraz daha hayallerimizdeki şehir Atakum’a ulaşmak için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Görev süremiz boyunca Atakum’u hak ettiği hizmet ve kent anlayışına ulaştırmak için 78 projeye hayat verdik.  Karadeniz’in parlayan yıldızı olan ilçemiz, hayata geçirdiğimiz her projeyle daha da yaşanabilir bir kent haline geliyor. Atakum Belediyesi olarak, tüm Türkiye’de adımızdan söz ettirecek projelere imza atıyoruz” dedi.

İlçede yapılan ekonomi, sağlık, spor ve turizm yatırımlarıyla Atakum altın çağını yaşıyor. Düşünen, üreten ve başaran belediyecilik ilkesiyle yol alan Atakum Belediyesi 3 yıl gibi kısa bir sürede büyük başarılara imza attı.

ATAKUM’DA HER MAHALLEYE EŞİT HİZMET

Özellikle köy statüsünden mahalle statüsüne geçen yerleşim birimleriyle birlikte hizmet alanı 5 kat genişleyen  Atakum Belediyesi’nin her mahalleye eşit hizmet hedefiyle yol aldığını belirten Başkan Taşçı, “Atakum ilçesi, 56 mahallesi bulunan, değişimi ve gelişimi ile hayranlık uyandıran bir ilçe. İlçemizin daha da yaşanılabilir bir hale gelmesi için, hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor, yoğun bir mesai ile çalışıyoruz. Bu konuda en büyük desteği vatandaşlarımızdan alıyoruz. Atakum Belediyesi ve Atakum’da yaşayan hemşerilerimizin tek bir amacı var. Daha da güzel, daha da yaşanılabilir bir Atakum ilçesi ortaya çıkartmak için yürek birlikteliğimiz var” diye konuştu.

TURİZM KENTİ ATAKUM

Atakum’un turizm değerini artırmak için önemli çalışmalara imza attıklarını belirten Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Göreve geldiğimiz günden itibaren Atakum’u deniziyle, doğasıyla ve diğer birçok güzelliğiyle bir bütün olarak turizm cenneti haline getirmek için çalışıyoruz. Seyir Terası, Osmanlı Hamamları ve Yayla Konaklama Tesislerimiz başta olmak üzere daha birçok projemizle ilçemizi Karadeniz’in önemli turizm noktalarından biri haline getirdik. ‘Karadeniz’ denilince akla ilk gelen merkezlerden biri olan Atakum’un değerine değer katacak projelerimiz tam gaz devam edecek” şeklinde konuştu.

SEYİR TERASI

Samsun’un en değerli mekânlarından birisini, Atakum Belediyesi imzasıyla vatandaşlarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı,“İlçenin en hâkim noktasında yapımını tamamladığımız ve kısa süre sonra açılışını gerçekleştireceğimiz Atakum Seyir Terası, bizim önem verdiğimiz projelerimizden birisidir. Yeni çevre yolunun hemen kenarında, Atakum’un doğal güzelliklerini seyretme imkânı sunan Seyir Terası için uzun süren analiz çalışmaları ve başarılı bir inşa dönemi geçirdik.Samsun’un yöresel lezzetlerinin sunulacağı Atakum Seyir Terası, mimarisi, çevre düzenlemeleri ve eşsiz manzarasıyla inanıyorum ki kısa sürede bölgenin önemli turizm duraklarından birisi haline gelecektir” dedi.

OSMANLI HAMAMI

Türkiye’nin önemli turizm yatırımlarından birini daha Atakum’a kazandırdığını söyleyen Başkan Taşçı, “İnşaatı hızlı bir şekilde devam eden Osmanlı Hamamı projemizde sona yaklaşıyoruz, çok yakında hizmet vermeye başlayacak. Bay ve bayan hamamı olarak iki ayrı yapı şeklinde tasarlanan projemizde 850 metrekarelik havuz kısmı ve 850 metrekarelik hamam kısmı olacak. Toplam 1700 metrekare kapalı alan olacak. Çevresinde 1000 metrekarelik yeşil alan donatısının yapılacağı bu önemli projemiz, içeriği itibariyle sauna, tuz odası ve havuzun yer aldığı örnek bir yapı olacak.Samsun’da 2016 yılında hibe alınan tek proje olan Osmanlı Hamamlarının toplam maliyeti 2,5 Milyon TL civarında olacak. Bunun 656 bin TL’lik kısmı hibe olarak karşılanıyor. Tamamlandığında hayranlık uyandıracak bir fiziksel yapıya sahip olacak olan Osmanlı Hamamları projemiz, başarılı belediyecilik çalışmamız olarak diğer önemli projelerimiz arasında yerini alacak” şeklinde konuştu.

YAYLA KONAKLAMA TESİSLERİ

Atakum’un her bir köşesinin çok özel olduğunun altını çizen Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Yayla Konaklama Tesislerimiz, yeşil ile mavinin buluştuğu, Karadeniz’in parlayan yıldızı Atakum ilçemizin turizm değerini artıracak. Bu tesisler, çevre köylerin kalkınmasına katkıda bulunurken, iş hayatının stresinden uzaklaşmak isteyen vatandaşlarımızın da ailece hafta sonlarını geçireceği, doğayla iç içe bir turizm noktası olacak. İlçemizde doğayla baş başa zaman geçirmek isteyen vatandaşlarımız Yayla Konaklama Tesislerimizde mola vermek, dinlenmek ve çocuklarının gereksinimlerini karşılamak için faydalanabilecekler” diye konuştu.

ATAKUM TARİHİNİN EN BÜYÜK YOL SEFERBERLĞİ

Atakum ilçesinde son 1 yılda 1 milyon metrekare yol çalışması yapıldığına dikkat çeken ve bunun bir rekor olduğunu ifade eden Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Taş parke, asfalt, beton ve sathi kaplama yol çalışmalarımız kapsamında, son 1 yılda 1 milyon metrekare yolu ilçemizle buluşturduk. Şimdi yeni bir rekor hedefimiz var. Kendi tesislerimizde ürettiğimiz günlük 30 bin adet parke taşını, eş zamanlı olarak ilçemizin sokaklarına döşüyoruz. Çalışmalarımızı biraz daha hızlandırıp 5 yılda sadece parke taşı yol anlamında, 1 milyon metrekare hedefine ulaşacağız. İlçemizin dört bir yanında sürdürülen yol yapım çalışmalarıyla mahallelerimizin sokaklarını güzel ve kullanışlı hale getiriyoruz. Kilitli taş parke ve asfalt çalışmalarımız mahallelerimizin çehresini değiştiriyor. Her alanda gelişen, her alanda lider olan bir Atakum için çalışmalarımız devam edecek” şeklinde konuştu.

SAĞLIK KENTİ ATAKUM

Atakumluların sağlık hizmetini devlet eliyle alabilmeleri için göreve geldiği ilk günden itibaren çalışmalara başlayan İshak Taşçı, “İlçemizde devlet hastanesi olmayışı büyük bir eksiklikti. Bu eksiklikten hareketle geçtiğimiz yıl başlattığımız girişimlerimiz sonucunda, Eğitim ve Araştırma Hastanesi Atakum EK Hizmet Binasının ilçemize kazandırılmasını sağladık. Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokoller sonrasında, belediyemize ait bir binayı 10 yıllığına ve karşılıksız olarak tahsis ettik. İhaleleri yapılan, alt yapı çalışmaları hızla devam eden Eylül ayı itibariyle vatandaşlarımıza hizmet vermeye başlayacak. Bu ilçemiz adına önemli bir gelişmedir. Bu önemli gelişmenin öncüsü olmak bizim için büyük bir gururdur. Halkımıza, bu eksikliğin giderilmesi noktasında söz vermiştik. Verdiğimiz tüm sözler gibi bu sözümüzü de tutuyoruz. Türkiye’nin gözbebeği olan ilçemiz, hak ettiği devlet sağlık imkanlarına kavuşacak” dedi.

SAMSUN’DA UYUŞTURUCUYA AĞIR DARBE

 Samsun İl Jandarma Komutanlığı Unsurlarınca Kaçakçılık ve Narkotik Suçlarla Mücadele kapsamında adli makamlardan alınan arama kararlarına istinaden icra edilen operasyonlarda, Tekkeköy İlçesi Yağbasan Mahallesinde, 31 Temmuz 2017 günü saat 15.00 sıralarında, şüpheli M.Ş (1987 doğumlu-erkek) isimli şahsın ormanlık alanda kenevir bitkisi yetiştirdiği duyumu üzerine yapılan aramada, 26 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir. Kenevirler olay yerinde yakılarak imha edilmiştir. Şüpheli M.Ş. Cumhuriyet Savcısının talimatı ile ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştır.
        Bafra-Çamaltı Mahallesinde, 01 Ağustos 2017 günü saat 12.30 sıralarında, şüpheliler M.K. (1988 doğumlu-erkek) ve S.K. (1987 doğumlu-erkek) isimli şahısların bahçesinde kenevir bitkisi yetiştirdiği duyumu üzerine yapılan aramada; 36 kök kenevir bitkisi ve 6672 gram kubar esrar ele geçirilmiştir. Şüpheliler M.K. ve S.K. sevk edildikleri adli makamlar tarafından tutuklanarak Bafra T Tipi K.C.İ.K.’na teslim edilmiştir.
        Tekkeköy-Yaylageriş Mahallesinde, 01 Ağustos 2017 günü saat 13.30 sıralarında, S.K. (1984 doğumlu-erkek) ve M.K. (1949 doğumlu-erkek)  isimli şahısların evlerinin bahçelerinde keneviri bitkisi yetiştirdiği duyumu üzerine yapılan aramada, 15 adet kenevir tohumu, 2 gram kubar esrar ve 60 kök kenevir bitkisi ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır. Şüpheliler S.K. ve M.K. sevk edildikleri adli makamlar tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.
        19 Mayıs-Karagöl Mahallesinde; 02 Ağustos 2017 günü saat 14.30 sıralarında ormanlık alanda kenevir bitkisi yetiştirildiği duyumu üzerine yapılan aramada; 107 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiştir. Kenevirler olay yerinde yakılarak imha edilmiştir. Kenevir bitkisini eken fail ya da faillerin kimliğinin tespit edilmesi için araştırma ve soruşturmaya devam edilmektedir.
        Çarşamba-Gökçeçakmak Mahallesinde, 03 Ağustos 2017 günü saat 07.45 sıralarında, N.Ü. (1966 doğumlu-erkek) isimli şahısın bahçesinde kenevir bitkisi yetiştirdiği duyumu üzerine yapılan aramada, bakımı yapılmış 7 kök kenevir bitkisi ve 1 adet ruhsatsız av tüfeği ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır. Şüpheli N.Ü. Cumhuriyet Savcısının talimatı ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. Aramada ele geçirilen ruhsatsız av tüfeği ile ilgili olarak 2521 sayılı kanuna muhalefet suçundan 500,00 TL idari para cezası uygulanmıştır.

SAMSUN MERKEZLİ,BAFRA VE 19 MAYIS İLÇELERİ İLE İZMİR İLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN EŞ ZAMANLI OPERASYONDA 28 ŞÜPHELİ YAKALANARAK GÖZALTINA ALINMIŞTIR.

Samsun KOM Şube Müdürlüğümüzce, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla, Samsun’da faaliyet gösteren silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun Merkezi, Bafra ve 19 Mayıs İlçeleri ile İzmir ilinde 13.07.2017 günü gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 28 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır.
        300 polisin katılımı ile yapılan operasyonda 1 adet Kaleşnikof, 1 adet Uzi marka otomatik silah, 1 adet Agram 2000 marka uzun namlulu otomatik silah, 11 adet tabanca, 3 adet kurusıkı tabanca, 1 adet havalı tabanca, 5 adet pompalı tüfek, 6 adet antika görünümlü eski tabanca ve 1 adet kılıç, 1 adet kasatura ile çok sayıda mühimmat ele geçirilmiştir.
        Samsun Emniyet Müdürlüğü’nün tüm birimleri, suç ve suçlularla mücadele konusunda gece-gündüz 24 saat esaslı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Ayvacık İlçesinde Demokrasi nöbeti

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı  Ayvacık İlçesi Kent Meydanında Akşam Namazı sonrası ilçe halkının  meydanı coşkuyla doldurması ile başladı. 1. Yıl dönümü anılan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma programına İlçe Kaymakamı Emre Yeşilbaş, Belediye Başkanı Mustafa Belur, Ak Parti İlçe Başkanı Kadir Kızılkan, İlçe Emniyet Amiri Vekili Nevzat Şahin, İlçe  Müftüsü Şükür Küçük, Belediye Meclis Üyeleri, Belediye Başkan Yardımcısı Refahittin  Şencan,  Belediye Birim Müdürleri ile Belediye Personelleri, Kamu Kurum ve Kuruluşları Müdürleri, İlçe Muhtarları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda ilçe halkı katıldı.

15 Temmuz da kahramanca hayatını kaybeden ve bu zamana kadar vatanı uğruna canını veren tüm şehitler için yapılan saygı duruşu ve  okunan  İstiklal Marşı ile Sela’nın ardından camii hocaları tarafından Kuran-ı Kerim ile Kasideler okundu. Daha sonra program 15 Temmuz ile ilgili sinevizyon gösterileri  ve şiir dinletileri ile devam etti.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul 15 Temmuz Şehitler Köprüsünden tüm Türkiye’ye seslendiği günün anlam ve önemini belirten konuşması ilçe halkına canlı olarak dev ekranda izletildi. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması ile meydanı dolduran ilçe halkı ellerindeki Türk Bayraklarını sallayarak coşkulu bir görüntü sergilediler.

Cumhurbaşkanının canlı yayın konuşmalarını dinledikten sonra ilçe halkına konuşan Ayvacık Belediye Başkanı  Mustafa Belur İlçe meydanını dolduran vatandaşlara 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma programına  hoş geldiniz diyerek vatandaşları selamladı. Belediye Başkanı  Mustafa Belur “   Hocalarımızın okuduğu kuran-ı kerim ve kasideler bugünün anlam ve manasına uygun çok güzel bir şekilde duygularımızı ve yüreklerimizi daha da açarak bu akşamı ruhumuzda yaşamamıza vesile oldular. Bu gecenin anlamını biraz daha hücrelerimizde hissettik. Allah razı olsun.

Reis olarak nitelendirdiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı İstanbul da bizlere yaptığı konuşmayı hep birlikte dinledik. Devletimizin başı konuştuğu zaman bizlere çok fazla laf düşmez ama devlet büyüğümüzü dinledikten sonra bu anlamlı gecede birkaç duygu ve düşüncelerimizi siz değerli halkımızla paylaşmak istiyoruz.

İzlediğimiz sinevizyon görüntüleri ile  15 temmuz 2016 yılının gecesine, 1 yıl önceye giderek o kara anları bir daha yaşayarak yine hücrelerimizde hissettik. 15 Temmuz Türk Milletinin tarihinde daha önceki yaşadığı 18 Mart gibi,30 Ağustos gibi önemli bir kahramanlık tarihidir. Dedelerimizin geçmişte yaşadıkları ve  bizlere gururla anlattıkları destanlar gibi bizlerde geleceğimizde çocuklarımıza torunlarımıza öncesini ve sonrasını anlatacağımız milletimizin tarih yazdığı destansı bir 15 temmuz gecesi var. Türk milletinin kenetlenerek vatanını nasıl koruduğunu ve hainlere karşı nasıl bir mücadele verdiğini anlatacağımız kocaman bir Destan.

15 Temmuzu gerçekleştiren FETÖ hain terör örgütünü içimizde hissetmedik. Öyle güzel sızmışlar ki içimize Aynı bizim gibiydiler. Bizim ırkımızdan bizim rengimizden nerden bilebilirdik ki hain olduklarını. 30 yıldan beri bu topraklar üzerinde  inançlarımızı kullanarak, polisimizin, askerimizin üniformalarını giyerek, kamu kurum ve kuruluşlarımızın her kademesine sızıp hatta ve hatta ailelerimizin içine sızarak  bizleri iğrenç emellerine alet etmeye çalıştılar. Türkiye Cumhuriyetini paralel olarak sessiz sedasız yönetiyorlardı. 15 Temmuz gecesi ülkemizi tamamen ellerine geçirmek için hazırladıkları hain planı devreye soktular.  Ama Bir şeyi hesaba katmadılar. Elde edemedikleri ve asla da edemeyecekleri “ Ruh” Allah’ın biz Müslümanlara bahşettiği bu aziz milletin ruhunu asla elde edemeyecekler. Bu inancı bu ruhu bize veren Allah’ıma şükürler olsun.

15 Temmuz ihanetin tarihi olduğu gibi Türk Milletinin de demokrasisine, milli iradesine sahip çıktığı gözünü kırpmadan tank’a tüfeğe aldırmadan göğsünü siper ettiği tarihin adıdır. 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe kalkışmasına karşı vatanını savunmak için sokaklara dökülen Türk milleti, o gece gösterdikleri kahramanlıkları ve 29 gece süren demokrasi nöbetleri ile dünyaya birlik ve beraberlik dersi vermiştir.

Bugün milletimizin vermiş olduğu onurlu bağımsızlık mücadelesinin tarihinin yazıldığı bir gecenin anma yıl dönümündeyiz. Vatanın birliğini ve dirliğini korumak için aynı hedef uğruna şehitlik mertebesine ulaşan, vatanın bölünmez bütünlüğü için canını seve seve siper etmiş 15 Temmuz Demokrasi şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.” Dedi.

Ayvacık İlçe Kaymakamı Emre Yeşilbaş “Kıymetli Ayvacık halkı, değerli protokol üyeleri hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Öncelikle 15 Temmuz şehitlerimize Allah’tan rahmet tedavi gören gazilerimize şifa ve geride kalanlara sağlık ve afiyet diliyorum.

Türkiye cumhuriyeti son 15 yıldır tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor. 2002 yılında hükümetin iktidara gelmesi ile birlikte 2013 yılına kadar herhangi bir şey yoktu ama 2013 den sonra gezi parkı ile birlikte malum cevreler hükümetin istifasını ve o dönemler Başbakanımız olan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın istifasını istediler yakıp yıktılar fakat başarılı olamadılar. Daha sonra 17-25 Aralık da ellerinde güya hukuki  belgeler ile birlikte hükümeti istifaya zorladılar onun önünden secimler gelecekti bunda da başarılı olmadılar. Peşinden mit tırlarını durdurdular. Dünyaya, uluslararası kuruluşlara  Türkiye’ye baskı yapması hususunda ciddi bir done sundular onda da başarılı olamadılar. En son 15 Temmuz darbe girişimini yaptılar, burada Sn. Cumhurbaşkanımızı şehit etmek, öldürmek istediler ve hükümeti ortadan kaldırmak istediler nihayet bunda da başarılı olamadılar. Birinci amaç Cumhurbaşkanımızın gitmesiydi. Nedeni ise  Cumhurbaşkanımız  reform diyor çünkü Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin büyümesini gelişmesini ve kalkınmasını temsil ediyor, dünyada söz sahibi olmasını temsil ediyor.  O yüzden Cumhurbaşkanımızı ortadan kaldırmak istediler fakat başarılı olamadılar.

FETÖ terör örgütü hepinizin bildiği gibi dışarı güdüm olan bir örgüt. Bu insanlar bu ülkenin ekmeğini yiyen, suyunu içen  ve buranın imkanlarından faydalanan insanlar ama bir şizofren hastası gibi olmayan şeyi oldu zannediyorlar ve bir haşhaşi üyesi gibi kendilerine cennette  yer ayırdığını düşünüyorlar yaptıkları davranışlarla ama farkında değiller yaptıkları işler onları tam tersi yöne cehenneme doğru götürüyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti şuanda dünya ekonomisi bakımında 18. Sırada tabi bizim başımızdan bela eksik olmaz, musibet eksik olmaz neden çünkü biz Müslümanız ve Türk’üz bundan dolayı bizim hiçbir zaman belamız eksik olmaz. Şuanda dünyada zülüm hakim. Osmanlı devleti dünyanın  1 numaralı devleti olduğu zaman hiç kimseye zülüm etmedi, hiç kimsenin zülüm etmesine müsaade etmedi o yüzden bizim tekrar güçlü olmamız ve çalışmalarımızı buna göre yapmamız gereklidir.

 

15 Temmuz’un anılmasının sebebi bizlerin  bu hain geceyi  hem unutmaması hem de bundan ders çıkararak işlerimize daha sıkı sarılmamıza vesile olmasıdır. Dış Güçlerin istediğinin aksine güçlü Türkiye ve güçlü millet olabilmek için çok daha fazla işimize adapte olup hızlı adımlarla ilerlemeliyiz. Çalışmalarımızı buna göre yapacağız. Çalışmadan hiçbir şey olmuyor, çiftçiysek doğal, katıksız ve yüksek verimli ürün üretmeye çalışacağız,  ticaretle uğraşıyorsak kaliteli alışveriş yapmaya çalışacağız. Devlet memuruysak hem devletin hem milletin menfaatine göre hareket etmeye uğraşacak ve caba göstereceğiz, bu şekilde üzerimize düşen vazifeleri yapmakla mükellefiz.

Türk ve Müslüman olduğumuzu unutmamalıyız,  hem kendimize hem milletimize, devletimize ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız. Ayrıca dünyanın bize, bizim Türk milletine ihtiyacı var. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.  Allah’a emanet olun.” Dedi.

İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkanının  konuşmalarından sonra İlçe Müftüsü Şükür Küçük ’ün dualar okumasının ardından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anısına ilçe halkına sinevizyon gösterileri izletilmeye devam edilerek Ayvacık İlçesinde Demokrasi nöbeti geç saatlere kadar İlçe Meydanında devam etti.

Gülgün Feyman’dan Emine Erdoğan’a mektup!

Uzun yıllar TRT’de haber spikerliği yapan Gülgün Feyman Budak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi yeni Emine Erdoğan’a bir mektup yazdı. Feyman’ın mektubunda kullandığı ‘Eşiniz Beyefendi cenin bile değilken’ diye başlayan cümle dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a bir mektup yazan usta gazetesi Gülgün Feyman Budak mektubunda dikkat çeken ifadeler kullandı.

Mektubu Facebook adresinden paylaşan Türk sanat müziği sanatçısı Onur Akay, ‘Diksiyonuna hayran olduğum spiker Gülgûn Feyman, Emine Erdoğan’a özel bir mektup yazmış. Daha önceki yıllarda olsa, bu mektup Köşk’e ulaşınca kesin yok edilirdi. Şimdi sosyal paylaşım siteleri sağolsun, yeni first lady mutlaka okur.’ dedi. Budak, ‘Size bu ülkenin bir kadını olarak, kadın kadına dertleşmek için yazdım. Ayıp oluyor bu kadar müsriflik. Çok ayıp.’ diye yazdığı mektubunda, Emine Erdoğan’a bir kitap önerdi.

İşte Gülgûn Feyman Budak’ın yazdığı o mektup:

Pek Muhterem Hanımefendi;

Uzun süredir beklediğinizi bildiğimiz Cumhurbaşkanlığı mertebesine erişmenizden dolayı eşinizi ve sizi kutlarız. Hayırlı uğurlu olur inşallah. Hem ailenize hem de ülkemize!

Atamızın mirasını, ona en küçük zarar getirilmesine izin vermeden koruyup kollama görevini seçmen size ve ailenizin diğer fertlerine verdi. Çok iyi bilirsiniz ki emanete hıyanet olmaz!

Seçmenlerin size verdiği bu kutsal emaneti koruma kollama görevini, hâttâ vatan nöbetini, ikbalinizin son gününe dek hakkıyla yapacağınıza adımız gibi emin olmak isteriz. Aksini düşünmek bize, hıyanet size yakışmaz yoksa!

Değerli eşinizin Başbakan olduğu yıllar içinde siz daima müspet bilimlerden yana olduğunuzu bu toplumdan esirgemediniz.

Özellikle modern hastanelere olan ilginiz ve değerli katkılarınızdan bu konuyu iyi biliyoruz.

Hastanelerin daha fazla kazanması için seçmen kitlenizin büyük bölümünü oluşturan üfürükçülere asla taviz vermediniz.

Ekonomi müspet bilimdir. ‘Beyler, özel hastaneler özel statü taşır!’ diye düşündüğünüzden eminiz. Ah Emine Hanımefendi ahh! Keşke sizin yönetiminde olduğunuz, hatta ortak veya sahip olduğunuz şık, modern ama ucuz hastanelerimiz, pastanelerimiz olabilseydi de yufka yüreğiniz sayesinde orada tüm seçmenleriniz, modern koşullarda sağlık hizmeti alabilseydi! Ahhh… Ahhh… Keşke! Neredesiniz Emine Hanım?

Size olan özlemimizden sonra gelelim devlette verdiğiniz ekonomi savaşına… Olur mu? Emine Hanım? Biraz kızabilirsiniz ama…

Emine hanım; bu ülke nereden nereye geldi, nasıl geldi, sanırım size pek anlatan olmadı. Bu bilgisizlik her halinizden pek belli oluyor. Aaa, durun kızmayın hemen. Cahiller hemen köpürür, siz aydınsınız biliyoruz… Vallahi… Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp! Oysa siz öğreniyorsunuz işte!

Hayrünnisa Hanımın hazinemizden devasa harcamalarla, vergilerimizle, dekore ettirdiği, hepimizin, lânet ne kelime, kem sözlerle kutsadığımız Cumhurbaşkanlığı konutunu kasvetli bularak, AK SARAY adını verdiğiniz Atamızın mirası topraklara yerleşme isteğinizi pek anlayamadık.

İstanbul’un bir zamanlar suç, fuhuş ve uyuşturucu baronlarının yaşadığı semtini anımsatan AK SARAY isminin siyasî mekânda ne işi var?

Bakın Hanımefendi, eşiniz Beyefendi daha cenin bile değilken kazanılan zaferlerin, yüce zaferlerin adresi olan bu güzel ülkeyi biz ATATÜRK’ÜN askerleri, kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz. Bunu siz iyi biliyorsunuz.

Pek Muhterem Hanımefendi, eşinizin getirttiği uçağın bu ülkeye maliyetini acaba kendisine sordunuz mu? Biz biliyoruz ama sanırım size söylememişler. Emine Hanım, bu uçağın 400 milyon dolar olduğu belirtiliyor.

Biz bu parayı duyunca düşüp bayılacaktık. Olamaz, bu ülkenin parasını böyle çar çur edemezler dedik.

Siz duyunca kızmadınız mı eşiniz beyefendiye. Kasımpaşa nireee Aksaraylar, köşkler, villalar, lüks otolar, sayısız uçaklar nireee?

“Recep, biz kimiz? Duyan bize sonradan görmeler, aç gözlüler, edepsizler derse çok üzülürüz” demediniz mi?

Yandaş gazetecilerin o uçaklara binebilmek, etrafa Recep Beyle seyahatteydik diyebilmek için alkış tuttuğunu unutmayın. İnanın Emine Hanım hepsi kan emici, kan. Yarın iktidar sizden gittiğinde yanınızda o yağcı tayfanın tozunu bile bulamayacaksınız.

Gelelim konumuza…

Pek Muhterem Hanımefendi, çocuklarınızı ne büyük yoksulluklar içinde büyüttüğünüzü biliyoruz. Yoksulluk ayıp değil. Ama sonradan görmelerin görgüsüzlüğü hem ayıp hem de alay konusu yapar insanı. Bu duruma düşmek isteyeceğinizi hiç sanmayız.

Size bu ülkenin bir kadını olarak, kadın kadına dertleşmek için yazdım. Ayıp oluyor bu kadar müsriflik. Çok ayıp.

Gelin bizi dinleyin. Şakşakçılarınızı, kralın soytarılarını etrafınızdan kovalayın. Dost acı söyler.

Eşinizi uyarın. Harcadığı milyarlar, bizim paramız. Türkiye’nin kaynakları.

“Recep, bu ülkenin parasını babanın mirası gibi harcama” diyin.

“Bak tarih müsriflerin acı öyküleriyle dolu. Gel tarih okuyalım, öğrenelim” diyin.

“Bazen bir şeyler söylüyorsun tarih bilmediğin ortaya çıkıyor. Ayıp oluyor” diyin.

“Sen günah nedir biliyor musun? Bizi Allah affetmeyecek. Yazık olacak imam hatip eğitimine” diyin.

Ne derseniz diyin Emine Hanım. Bu kör yolculuğa bir son verin. İnanın o zaman ülkenin kahramanı olursunuz.

Size bir kitap bile önerebilirim. Şah Rıza Pehlevi’nin dul eşi, Farah Pehlevi’nin yaşam öyküsü. Bir çırpıda okunuyor.

Saygılar…

Kaynak:http://www.rahatsiz.com.tr/

BAKAN ÇAĞATAY KILIÇ, 15 TEMMUZ ŞEHİDİNİN AİLESİYLE İFTARDA BİR ARAYA GELDİ

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında Ankara’da şehit düşen Özgür Gençer’in ailesiyle birlikte iftar yaptı.

Bakan Çağatay Kılıç, 15 Temmuz şehidi Özgür Gençer’in Keçiören’de bulunan ailesinin evinde düzenlenen iftar programına katıldı.

Evli ve iki çocuk babası olan Şehit Özgür Gençer’in ailesi ile sohbet eden Bakan Çağatay Kılıç, daha sonra onlarla birlikte orucunu açtı.

İftar programına, Bakan Çağatay Kılıç’ın eşi Eda Kılıç ve kızı Ece Kılıç da katıldı.

Özgür Gençer, 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne atılan bomba sonucu şehit olmuştu.

Tekkeköy’de renkli ve bir o kadarda farklı okuma bayramı

Tekkeköy Turgut Tüfenk İlkokulu 1. sınıf öğretmenleri tarafından yeni okumaya başlayan öğrencilerin heyecanını paylaşmak maksadıyla okuma bayramı programı düzenlendi.

Turgut Tüfenk İlkokulu tarafından Tekkeköy Belediyesi Düğün Salonunda düzenlenen Okuma Bayramı programı velilerin ve davetlilerin yoğun katılımı içinde coşkuyla gerçekleştirildi. 1. Sınıf öğrencilerinin renk renk kıyafetler içerisinde yapmış oldukları gösteriler ailelerinden ve izleyicilerden büyük beğeni topladı. Sahnede çocuklarını izleyen veliler evlatlarının sunduğu bir birinden güzel ve farklı etkinlikler karşısında duygulu anlar yaşadılar. Programa Samsun İstinaf mahkemesi 3. ve 5. Daire üyesi hakimleri, Tekkeköy Kaymakamı, Tekkeköy karakol komutanı, Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanı, Tekkeköy Belediyesi Başkan Yardımcıları, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Okul müdürleri, veliler ve davetliler katıldı. 1. Sınıf öğretmenleri Pınar Aslan ve Suzan Görmüş’ün büyük emeklerle hazırladığı Okuma Bayramı izleyenler ve veliler tarafından büyük beğeni toplayarak ayakta alkışlandı.

AYVACIK BELEDİYESİ-HALK EĞİTİM MERKEZİ’NİN DÜZENLEDİĞİ YIL SONU SERGİSİ

Ayvacık İlçesi Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün 2016-2017 Eğitim Öğretim yılında açılan kursların yıl sonu sergisi İlçe Kaymakamı Emre Yeşilbaş ve Belediye Başkanı Mustafa Belur, İlçe Jandarma Komutanı Burak Bora Yazgan, İlçe Emniyet Amiri Vekili Nevzat Şahin,  Belediye Meclis Üyeleri Cevdet Yalçıntaş ve Yılmaz Ersoy,  Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Vehbi Gümüş, Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ak, Gençlik Hizmetleri Spor İlçe Müdürü Telat Aktaş ve ilçe halkının katılımı ile gerçekleşti. Su Sporları Merkezinde düzenlenen programda, çeşitli branşlar da sene boyunca eğitim gören kursiyerlerin yapmış oldukları karma eserler sergilendi.

Sergi açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Sergiyi gezerek kursiyerlerden yapılan eserler hakkında bilgi alan  Belediye Başkanı Mustafa Belur “Belediye olarak  Halk Eğitim Merkezimizle koordineli bir şekilde kadınlarımıza yönelik kurslar açıyor onların el becerilerini geliştirerek,  hem  gelen misafirlerimizin ilçemizi hatırlatacak hediyeler almasına vesile oluyor hem de ilçe kadınlarımıza  iş imkanı sağlamış oluyoruz. Hanım kardeşlerimiz yeni şeyler öğreniyorlar ve bu işi sevdayla yapıp bir meslek haline dönüştürüyorlar. Belediye olarak sportif, sanatsal ve meslek edindirme kurslarımızla sanata, sanatçıya ve kültürel değerlerimize ciddi katkılar sağlamaya çalışıyoruz.” Dedi.

Samsun’da 4 dişi çekildikten sonra ölen polisin dosyası bilirkişide

SAMSUN’da 4 dişini çektirdikten sonra fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve 20 gün sonra da ölen polis memuru Yalçın Ağca’nın eşi ve oğlu, teşhis ve tedavide kusurlu davranılarak ölüme neden olunduğunu iddia etti. İddia üzerine soruşturma başlatan Cumhuriyet Savcılığı dosyayı görevsizlik kararı ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’ne gönderdi. Yapılan işlemlerin ardından dosyanın tüm bilgi ve belgeleri toplanarak şüpheli ve tanık ifadeleri ile birlikte bilirkişi heyetine gönderildi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu’nda görevli 23 yıllık polis memuru 44 yaşındaki Yalçın Ağca, Mart 2016’da diş tedavisi için Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Diş Hekimliği Fakültesi ve Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne başvurdu. Burada 4 dişi çekildi. Ancak iddiaya göre Ağca bir süre sonra fenalaştı ve yapılan ilk müdahalenin ardından evine gönderildi. Ağca akşam evinde tekrar fenalaşınca, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Burada tedavi altına alınan Ağca’nın durumu kötüleşti. Yoğun bakıma alındıktan 20 gün sonra aynı hastanede hayatını kaybetti. Ağca’nın cenazesine İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda otopsi yapıldı.

Düzenlenen cenaze töreni sonrasında Ağca’nın eşi İlknur Ağca ve oğlu Ahmet Ağca, teşhis ve tedavide kusurlu davranılarak ölüme sebebiyet verildiği iddiasıyla DişHekimliği Fakültesi ve Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görevli sağlık personeliyle ilgili Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Cumhuriyet Başsavcılığı ise geçen 30 Haziran 2016’da dosya ile ilgili görevsizlik kararı vererek dosyayı OMÜ Rektörlüğü’ne gönderdi.

Konu ile ilgili OMÜ Rektörlüğü tarafından verilen bilgide, “Rektörlük Makamı’nın 27.07.2016 tarih, E70025 sayılı emri gereği Diş Hekimliği Fakültesinde görevli bir öğretim üyesi ceza soruşturmasını yapmak üzere görevlendirilmiştir. Soruşturmacı tarafından müteveffanın tedavi sürecinde görev alan öğretim elemanlarının ifadelerine başvurulmuştur. Şikayete konu iddia ile ilgili tüm bilgi ve belgeler toplanarak şüpheli ve tanık ifadeleri ile birlikte bilirkişi heyetinden rapor alınması için üniversitemiz dışında başka bir üniversiteye 24.02.2017 tarih E: 4855 sayılı yazımız ile gönderilmiş olup dosyanın bilirkişiden dönmesi beklenmektedir” denildi.

Gelecek olan rapora göre, polis memuru Yalçın Ağca’nın ölümünde bir kusur bulunması durumunda sorumlular hakkında ilgili işlemin yapılacağı ifade edildi.