Ekonomi

Ekonomi kategorisi

Elektrik ve doğalgaza zam geldi.

Elektrik fiyatlarında bugünden itibaren geçerli olmak üzere tüm abone gruplarına yüzde 15 zam yapılırken, konutlarda kullanılan doğalgazın fiyatı bugünden itibaren yüzde 12 zamlandı.

Epkd tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere elektrik satış fiyatlarında tüm abone grupları için yüzde 15 oranında artış yapıldığı belirtildi.

100 KİLOVATSAAT ELEKTRİK ENERJİSİ İÇİN 92 LİRA ÖDENECEK
1 Temmuz itibarıyla mesken aboneleri 100 kilovatsaat elektrik enerjisi için vergi ve fonlar dahil olmak üzere 91,56 lira ödeyecek.

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ) internet sitesinde, temmuz ayına ilişkin tarife tablosu yayımlandı.

Yeni tarifeyle konut tüketimi için yüzde 12, sanayi ve elektrik üretim amaçlı santrallerinin tarifesinde ise yüzde 20 artış yapıldı.

Buna göre, BOTAŞ’ın konut tüketicileri için gaz dağıtım şirketlerine uyguladığı satış fiyatı, 1000 metreküp doğal gaz için 1488 lira 9 kuruş, sanayi abonelerine uyguladığı fiyat ise 1783 lira 35 kuruş olarak belirlendi.

CUMHURBAŞKANI’NDAN KDV VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ MÜJDESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milyonlarca kişiyi ilgilendiren bir açıklama yaptı. Erdoğan’ın açıklamasına göre Kısa Çalışma Ödeneği uzatıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tüm sektörler için geçerli olmak üzere nisan, mayıs, haziranı kapsayacak şekilde kısa çalışma ödeneği uygulamasına devam etme kararı aldık. Turizm sektöründe mayısta sona erecek KDV indirimlerinin haziran sonuna kadar devam etmesine karar verdik” açıklamasında bulundu.

Erdoğan, Turizm Haftası dolayısıyla turizm sektörü temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.

Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, milletin evinde turizm sektörünün temsilcileriyle verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdiklerini belirtti.

 

KDV İNDİRİMLERİ HAZİRAN SONUNA KADAR UZATILDI

 

Toplantıda, turizm sektörünün sorunlarını, beklentilerini gözden geçirdiklerini, sektörel kazanımları nasıl daha ileri götürebileceklerini ele aldıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Toplantımız esnasında sektör temsilcilerimizin talepleri doğrultusunda tüm sektörler için geçerli olmak üzere nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayacak şekilde kısa çalışma ödeneği uygulamasına devam edilme kararı aldık. Ayrıca turizm sektöründe mayıs sonu sona eren KDV indirimlerinin haziran sonuna kadar devam etmesinin de yararlı olacağını değerlendirdik ve bu konuda karar aldık.”

Asgari ücret 2021 son dakika açıklaması ile belli oldu!

2021 yılında uygulanacak asgari ücret bekar bir işçi için net 2.825 lira 90 kuruş olarak belirlendi. Asgari ücrete yüzde 21 oranında zam yapıldı. Komisyon’da işçi kesimini temsil eden Türk-İş açıklanan rakamın yeterli olmadığını belirtti.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2021 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirleneceği dördüncü ve son toplantısını bugün gerçekleştirdi, milyonların beklediği açıklama geldi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk toplantoı sonrası yaptığı açıklamada 2021 yılında uygulanacak asgari ücret bekar bir işçi için brüt 3 bin 527 TL 50 kuruş, net 2.825 lira 90 kuruş olarak belirlendiğini açıkladı.

TÜRK-İŞ: RAKAM YETERLİ DEĞİL

Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat konu hakkında yaptığı açıklamada, “2021 yılında geçerli olacak asgari ücret işveren ve hükümet kesimi tarafından oy çokluğu ile belirleniyor. İşçi kesimi olarak alınan karara katılmıyoruz. dedi. Nazmi Irgat şöyle devam etti:

Net 3 bin liranın üzerinde bir rakam vermelerini bekledik. Bu rakam işçilerin beklentilerini karşılamakta yetersizdir. insan onuruna yaraşır bir ücret bizim de taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin en önemli madderinden biridir. Yine fedakarlığın ücretlilerden beklendiğini görüyoruz. Hükümetin tercihini dar gelirlilerden yana kullanmadığını görüyoruz.

TÜRK-İŞ DÜN İLK KEZ RAKAM VERDİ

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, yeni yılda geçerli olacak asgari ücret rakamı için, “İşveren ve hükümet, asgari ücretle ilgili 3 bin liranın altında bir teklif getirmemelidir. Çünkü 3 bin liranın altındaki teklif, insanları mutlu edecek bir teklif olmaz, çalışanları mutlu edecek bir teklif olmaz. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na 3 bin liranın üzerinde bir teklif getirilmelidir” ifadelerini kullanmıştı.

ASGARİ ÜCRET NASIL BELİRLENİYOR?

Asgari ücreti, yasa gereği 5’er işçi, işveren ve devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Bu komisyonda, işveren tarafını Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), işçi tarafını ise en fazla üyeye sahip konfederasyon olduğu için Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) temsil ediyor.

Ayrıntılar geliyor…

Avukat Nazlıcan Birer de işverenlere uyarılarda bulundu.

Kısa çalışma ödeneği süresi uzatıldı mı sorusunun cevabını merak ediyordu. Yaşanan gelişmeler nedeniyle bir süredir vatandaşlar arasında kısa çalışma uzatıldı mı şeklinde soru işaretleri dolaşıyordu. Son olarak uygulamanın geçerlilik süresi ile ilgili bir gelişme yaşandı. Peki, kısa çalışma ödeneği ne zaman sona eriyor? Konuyla ilgili olarak DHA’nın haberine göre Avukat Nazlıcan Birer de işverenlere uyarılarda bulundu. İş yerlerinin uygulamada hile yaptığının tespit edilmesi halinde işçiye ödemediği ücretleri faiziyle ödeme durumunda kalacaklarını söyledi. Şimdi, vatandaşlar tarafından kısa çalışma ödeneği yattı mı sorusunun yanıtı da merak ediliyor. İşte tüm detaylar…

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ UZATILDI MI?

Koronavirüs salgınında ekonomiye ve vatandaşlara destek olması amacıyla kısa çalışma ödeneğinin verilmesine ve İş Kanunu uyarınca çalışanın iş akdinin feshinin kısıtlanmasına ilişkin düzenlemeleri süresi 2 ay daha uzatıldı. Böylece vatandaşların aklındaki kısa çalışma ödeneği uzadı mı sorusu da yanıt bulmuş oldu. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararları da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Şimdi, uygulamadan yararlanan vatandaşlar tarafından kısa çalışma ödeneği ne zamana kadar uzatıldı sorusunun yanıtı da merak ediliyor. Yapılan açıklamada konuyla ilgili detaylar da yer alıyor.

Uygulamanın süresini uzatmaya ilişkin karar doğrultusunda; 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 23. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde, yeni tip koronavirüs nedeniyle dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30 Haziran 2020’ye kadar kısa çalışma başvurusunda bulunan iş yerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresi, 30 Ağustos 2020 tarihli 2915 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile uzatılan 2 aylık süreden sonra başlamak üzere 2 ay daha uzatıldı. İş Kanunu’nun geçici 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen süreler de 17 Kasım 2020’den itibaren 2 ay uzatıldı. Söz konusu fıkralarda, her türlü iş veya hizmet sözleşmesinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin herhangi bir sebeple kapanması, faaliyetinin ve işin sona ermesi halleri dışında işveren tarafından feshedilemeyeceği düzenleniyor.

Bakan Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda; “Kısa çalışma ödeneği, fesih kısıtı ve nakdi ücret desteği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2 ay uzatıldı.” ifadesini kullandı. Kısa çalışma ödeneği ne zaman bitiyor konusunda şu anki karar 2 aylık ek süreyi kapsıyor olsa da bundan sonra bir kez daha uzatma kararı verilip verilmeyeceği henüz bilinmiyor. Dolayısıyla Kısa Çalışma Ödeneği uygulaması şimdilik 31 Aralık’a kadar devam ediyor.

İŞVERENLERE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ UYARISI

Kısa çalışma ödeneği uygulamasının 31 Ekim 2020 tarihinden itibaren 2 ay süreyle uzatılmasının ardından konuyla ilgili bazı tartışmalar da başladı. DHA’nın haberine göre Avukat Nazlıcan Birer, iş yerindeki haftalık çalışma süresinin geçici olarak en az ⅓ oranında azaltılması ya da süreklilik koşulu aranmadan iş yerinde faaliyetin tamamen ya da kısmen en az 4 hafta süre ile durdurulması gerektiğini belirtti.

Konuyla ilgili olarak Avukat Nazlıcan Birer, “İş yerindeki çalışma süresini azaltan işveren, kısa çalışma ödeneğinden faydalanma şartlarını taşıyan işçileri için başvuruda bulunarak, şartları sağlayan işçiler için kısa çalışma ödeneği ödenmesini talep edebilir. İşverenin kısa çalışma ödeneğine başvurduğunu beyan etmesi durumunda, İŞKUR tarafından iş müfettişlerinin uygunluk tespiti yapması beklenmeksizin korona virüs kapsamındaki dönemde işçilere ödeme yapılmaktadır. Eş söyleyişle bu dönemde müfettişlerin tespit yapma işi, ödemelerin yapılmasından sonraya ertelenmiştir. Bunun yapılmasının nedeni, korana virüsle etkin bir şekilde mücadele edilirken, işçilerin ve işverenlerin mağdur olmasını önlemektedir. Korona virüs nedeniyle Mart ayından sonra ciddi bir başvuru olmuştur. Tüm başvuruların süratle sonuçlandırılması imkanı bulunmadığından, işverenlerin beyanı üzerine ödemeler yapılmıştır” ifadelerini kullandı.

ÖDEMEDİKLERİ ÜCRETLERİ FAİZİYLE ÖDEMEK DURUMUNDA KALIRLAR”

Birer, yalan beyanda bulunan işverenlerin bu durumdan dolayı sorumlu olduklarının da altını çizdi. Birer, “İşçiyi kısa çalışma kapsamında gösterdiği halde, işçinin iş gücünden haftalık çalışma süresinde herhangi bir azaltma yapmaksızın yararlanmaya devam eden işveren gerçekle uyuşmayan beyanda bulunmuştur. Bu durum devletin zarara uğramasına ve işçinin zarara uğramasına sebebiyet vermektedir. Devlet aslında ödemekle yükümlü olmadığı bir parayı işçiye ödemektedir. İşçi ise aynı çalışma süresi ile çalışsa da hak ettiği ücretin bir kısmını devletten bir kısmını ise işverenden almakta, primleri eksik yatırılmaktadır. Hileli uygulamalar tespit edilirse işverenler, işçilerine bu süreç boyunca ödemedikleri ücretlerini faiziyle ödemek durumunda kalırlar. Ödenen kısa çalışma ödeneğini İŞKUR’a faiziyle ödemek zorunda kalırlar. İşçinin ücretindeki sigorta primlerini gecikme zammı ve cezasıyla SGK’ya ödemeleri gerekir, söz konusu primler için sigorta prim teşviklerinden faydalanamazlar. İlgili dönemdeki asgari ücret desteğini iade etmeleri gerekir ve bu yıl bir daha asgari ücret desteğinden yararlanamazlar. Tüm bunlar dışında işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle fesih olanağına sahiptir. Haklı nedenle fesih, iş sözleşmesinin işverenden ya da iş yerinden kaynaklanan ve işçinin iş akdini devam ettirmesinin kendisinden beklenemeyecek düzeyde hukuka aykırı olan haldir. İşveren, işçinin ücretini kanun ve sözleşmeye uygun olarak hesap edip ödemez ise bu durum işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle ve kıdem tazminatı alarak fesih hakkı verir. İşçi kıdem tazminatına hak kazanarak işten ayrılır” şeklinde konuştu. Peki, kısa çalışma ödeneği uzatılacak mı?

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ SON DAKİKA

Son olarak Borç yapılandırması ve istihdam teşvikine ilişkin düzenlemeleri de içeren “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 17 Kasım 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre Cumhurbaşkanı, kısa çalışma ödeneği uygulamasının süresini 30 Haziran 2021’e kadar uzatma yetkisine sahip olacak. Şimdi, 31 Aralık’tan sonra kısa çalışma ödeneği uzayacak mı konusunda alınacak kararlar ve yapılacak resmi açıklamalar bekleniyor.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ SON DURUM

Kovid-19 salgını sürecinde Kısa Çalışma Ödeneği kapsamında 480.659 işletmede 3,5 milyonu aşkın çalışana toplam 20 milyar lirayı aşkın ödeme yapıldı. Tüm dünyayı olumsuz etkileyen Kovid-19 salgını, çalışma hayatını da sekteye uğrattı. Salgının işletmeler ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf etmek için önemli tedbirler aldı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından mart ayında açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı ile işçi ve işverenler başta olmak üzere toplumun geniş kesimine ulaşıldı. Yardım, ödeme ve destekleri içeren pakette, “Kısa Çalışma Ödeneği” ve “Nakdi Ücret Desteği” uygulamaları etkin şekilde kullanıldı.

Kovid-19 salgınının ortaya çıkardığı zorlayıcı sebep nedeniyle iş yerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az 4 hafta süreyle durdurulması üzerine “Kısa Çalışma Ödeneği” ile sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlandı. Bu süreçte 600 gün olan “prim ödeme gün sayısı” 450’ye, 120 gün olan “hizmet akdine tabi olma süresi” de 60 güne indirildi. Kovid-19 salgını sebebiyle koşulları esnetilen “Kısa Çalışma Ödeneği” ile 480 bin 659 işletmede 3,5 milyonu aşkın çalışana toplam 20 milyar lirayı aşkın ödeme yapıldı. Uygulama kapsamında ödemesi yapılan işçilerin Genel Sağlık Sigortası primleri de karşılandı.

Salgının etkisinin bazı sektörlerde devam etmesi üzerine işçi ve işverenlerin “Kısa Çalışma Ödeneği”nde süre uzatılması talebi karşılık buldu. Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında 26 Mart’ta başlatılan uygulama, işçi ve işveren kesimlerinin de talebiyle faydalanıcıları için Cumhurbaşkanı kararıyla yıl sonuna kadar uzatıldı. Haziran ayında birçok işletme “kısa çalışma” kapsamından çıkmaya başladı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının devreye aldığı Normalleşme Desteği’nin de etkisiyle 1 Kasım itibarıyla 2,5 milyon çalışan için KÇÖ uzatma talebinde bulunulmadı.

ULUSOY UN, TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK 500 SANAYİ KURULUŞUNDAN BİRİ

Türkiye’nin en büyük un üreticisi ve ihracatçısı firmalarından biri olan Ulusoy Un, İSO500 listesine göre Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında 380. firması oldu. Net satışlarda ise Türkiye’nin 101. firması olarak yerini aldı.

2019 yılını 3 milyar 52 milyon TL konsolide ciroyla kapatan Ulusoy Un, Çorlu ve Samsun’daki günlük 900 ton/gün üretim kapasiteli fabrikalarına ek olarak Samsun Gıda Organize Sanayi Bölgesinde 600 ton/gün kapasiteli 3. fabrikasıyla, hijyen kural ve standartlarına en üst seviyede uyarak tam kapasite üretim yapmaya devam ediyor. Yüzde 90’ın üzerinde bir kapasiteyle üretim sağlayan Ulusoy Un, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının belirlendiği İSO500 listesinde 2019’da da yer aldı. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında 380. sırada yer alan Ulusoy Un, 2 milyar 331 milyon TL’lik net satışlarıyla da İSO500’ün 101. firması olarak ön plana çıktı. 2019 yılında gerçekleştirdiği 55 milyon dolarlık ihracatla, ihracatçılar arasında 258. sırada yerini aldı. Yılın ikinci yarısı içerisinde Samsun’daki fabrikanın 600 ton/gün kapasiteli 2. fazını faaliyete açıp kapasitesini bir önceki seneye göre 2 kat arttıracak olan Ulusoy Un, 2021 yılı son çeyreğinde de fabrikanın 600 ton/gün kapasiteli 3. ve son etabını faaliyete geçirmeyi hedefliyor. Ulusoy Un, geçtiğimiz günlerde dünyanın saygın ekonomi yayınlarından Fortune500 listesinde de 113. sırada yer almıştı.

Sarma sigara içenlere kötü haber

Sigara zamlarıyla vatandaşın rağbet ettiği tütün satışı resmi gazetede yayınlanan değişiklikle yasaklandı.

Resmi gazetede yayınlanan değişiklikle 1 Temmuz’dan itibaren ticari amaçla makaron veya yaprak sigarı kağıdının doldurulmuş şekilde satışına yasak getirildi.

Ayrıca 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren de Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmak yasaklanacak.

Yapılan değişiklikle, Sigara kağıtlarına tütün doldurulup ardından poşetlenerek satılmasına yasak getirildi.

Ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kağıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve nakledenlere yönelik cezai uygulama yürürlüğe girecek.

Emekliye Bayram İkramiyesi Kaldırıldı!

Emekliye Bayram ikramiyesi kaldırıldı.

FOX TV haberine göre, %5 Sağlık kesintisi, Bayram ikramiyesi iptali, kız çocuklarına babadan maaş ve maaşlardan hazineye katkı ödemeleri gelecek. Gün içerisin gelen bir çok Bayram ikramiyesi de böylelikle başlamadan bitmiş oldu.

Hazine Bakanlığı ve SGK çalışıyor!

Hazine Bakanlığı, hazineye kaynak aktarmak için emekli maaşlarından %5 kesinti sağlık gideri kesileceği kesinleşti. Ayrıca yılda iki kez ödenen ve emeklilerin dört gözle beklediği Bayram ikramiyeleri kesiliyor. Emekliler için yılın en kötü haberi geldi.

Maaşlarda kesinti olacak mı?

Bir diğer haberde Çalışan ve memurlardan Hazineye maaş kesintisi olabileceği söylendi. Peki Maaş kesintisi olacak mı? Maaşlardan ne kadar kesinti olacak yakında açıklanacak. Bugün yüzde 5 kesinti tüm haber sitelerinde yer aldı. Şimdi Bayram ikramiyeleri kesintisi de verilecek.

Emekliler Promosyon ve maaş artışı beklerken hiç beklenmedik Emekli Bayram ikramiyesi kesilmesi sonrası ne yapacak merakla bekleniyor. Ancak Temmuz ayında zam bu şekilde neredeyse yalan olmuş durumda. Yüzde 4 zam alması beklenen emekliler yüzde 5 kesintiyle dahil büyük zarar edecek. Emekli bayram ikramiyesi kesintisi adı bile konamıyor.

Emlak Vergisi’ne, suya, çöpe zam

Emlak vergilerine evin bulunduğu sokağa, mahalleye göre büyük zamlar yapılacak. Çöp vergileri yüzde 213 artacak, su fiyatına büyük zam gelecek. Sigortalar yüzde 10 zamlanacak.

AK Parti’nin hazırladığı yerel yönetimler düzenleme taslağından vatandaşın hayatını daha da zorlaştıracak bir dizi yeni zam çıktı. Taslak düzenlemeye göre, emlak vergileri artık 4 yıl yerine 2 yılda bir ve semt, muhit ve mevki bazında belirlenecek. Bu düzenleme yasalaşırsa emlak vergileri her 2 yılda 1 artacak ve halkın oturduğu sokağa, mahalleye göre olağanüstü zamlar yapılabilecek. Düzenlemeyle ayrıca Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV) yüzde 41 ile yüzde 213 oranında artırılacak. Dolayısıyla su faturaları olağanüstü zamlanacak, su fiyatları elektrik ve doğalgaz faturalarıyla yarışacak. Bu zamların yanı sıra evine konut sigortası yaptıranlardan da yüzde 10 ilave para tahsil edilecek.

GAYRİMENKULÜ OLAN YANDI

Halen emlak vergileri takdir komisyonları tarafından 4 yılda bir belirleniyor ve her yıl yeniden değerleme oranının yarısı kadar arttırılıyor. Emlak Vergisi ve Tapu harcına esas teşkil eden gayrimenkul birim fiyatları 4 yılda bir arttırıldığı için hem emlak hem de arsalar için her yıl ödenen vergiler kısmen düşük düzeyde kalıyordu. Yeni düzenlemeye göre ise bu vergiler artık 2 yılda bir, yani daha kısa sürede belirlenecek. Dolayısıyla vergiler 4 yılda bir yerine her 2 yılda bir zamlanacağı için çok daha hızlı artacak.

OTURDUĞUN YERE GÖRE VERGİ

Ev ve arsa vergileri daha kısa sürede zamlanmakla birlikte vergileri olağanüstü düzeylerde artıracak yeni bir kriter daha getiriliyor. Halen emlak vergileri il ve ilçe bazında belirleniyor. Örneğin İstanbul’da Beşiktaş İlçesi için belirlenen birim fiyat, sokak ya da mahalle ayrımı yapılmaksızın tüm ilçe için uygulanıyor. Yeni düzenlemeyle ise vergiye esas alınacak birim fiyatlar semt, muhit ve mevki ayrımı yapılarak tek tek belirlenecek. Dolayısıyla evi merkezde olan, ‘iyi bir muhitte’ oturan semti güzel olan ev sahiplerinin emlak vergisi olağanüstü düzeylerde artacak. Emlak Vergisi hesaplama sisteminde yapılacak olağanüstü değişiklik gayrimenkul alan ve satanların ödediği tapu harcını da olağanüstü boyutlarda artıracak. Alıcıdan yüzde 2, satıcıdan yüzde 2 olmak üzere toplam yüzde 4 ödenen tapu harcına esas emlak değerleri artacağı için ev alan da satan da konutun bulunduğu muhite göre çok yüksek düzeylerde harç ödemek durumunda kalacak.

AK Parti’nin yeni düzenlemesiyle, su faturalarına eklenerek tahsil edilen Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV) tutarlarına da büyük zam yapılacak. Düzenlemeye göre su tüketiminde metreküp başına 12 kuruş ile 15 kuruş alınan ÇTV, 15 kuruş ile 47 kuruş düzeyine çıkarılacak. Böylece ÇTV tutarları yüzde 42 ile yüzde 213 arasında zamlanacak. ÇTV’ye yapılan zam su faturalarına büyük zam olarak yansıyacak. Halkı bezdiren elektrik ve doğalgaz faturalarına bir de su faturaları eklenecek.

Yapılacak yasal düzenleme ile birlikte Emlak Vergisi oranları ilçelere göre değil, sokak ya da muhit bazında belirlenebilecek.

Konut sigortası da zam olacak
Belediye gelirlerini artırmak amacıyla yapılacak bu zamlara konut sigortaları da eklendi. Mevcut düzenlemede yangın sigortası yaptıranlar prim tutarının yüzde 10’u kadar da belediye payı ödüyor. Yeni düzenlemeyle ismi yangın sigortası olmasa da konut ve işyeri sigortası yaptıranlar, poliçenin içinde yangın güvencesi varsa, yangın riskine isabet eden primin yüzde 10’u oranında vergi ödeyecek.

İçmesi ‘Günah’, Vergisi ‘Helal’

2006 yılından bu yana bütçe gelirlerini incelediğimizde “günaha ortak olma” konusunda hep ileri gittiğimiz gibi çarpıcı bir gerçekle karşılaşıyoruz.

Aşağıdaki tablolarda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı Genel Bütçe Gelirleri’ne ilişkin istatistiklerle oluşturduğumuz özet veriler yer alıyor.

Tablolardan çıkan sonuçları özetleyerek okurlarımızı onlarla başbaşa bırakacağız.

İlk çarpıcı veri alkollü içeceklerden alınan toplam verginin bütçeye katkısı ile ilgili.

ALKOLDEN GELEN PARA 12 YILDA 6,5 KATINA ÇIKTI

2006 yılında 1 milyar 897 milyon lira alkol vergisinden bütçeye girerken, 2018 yılında bu sayı 12 milyar 401 milyon liraya çıkmış.

Oranı söyleyelim: 12 yılda alkol vergisi olarak toplanan para 6,34 katına çıkmış.

Aynı dönemde Amerikan Doları’nın kur karşılığı 3,75 katına, net asgari ücret ise 4,22 katına çıkmış!

Toplam bütçe gelirlerindeki değişimi de söyleyelim: Sözünü ettiğimiz 12 yıllık dönemde genel yönetim bütçesinin toplam gelirleri 4,37 katına çıkmış.

KOLALI İÇECEKLERDEKİ VERGİDEN GELEN PARANIN 14 KATI

Karşılaştırmaya girişmişken mesela şu soru da verimli olabilir: Kolalı içeceklerden alınan vergi gelirleri de genel bütçe istatistiklerinde ayrı bir kalem olarak yer alıyor; kolalı içeceklerden alınan vergiyle karşılaştırdığımızda ne elde ediyoruz?

Hemen söyleyelim: Alkollü içeceklerden elde edilen vergi gelirinin kolalı içeceklerden alınan vergi gelirine oranı 2006 yılında 4,25 imiş.

Yani 2006’da devletin kasasına kolalı içeceklerin vergisinden 1 giriyorsa, alkollü içeceklerin vergisinden 4 giriyormuş.

2018’de bu oran 14,23 olmuş!

BÜTÇE GELİRLERİNİN 60’TA BİRİ ‘GÜNAH’TAN ALINAN VERGİ

2006’DA BU 90’DA BİRDİ!

Sayılarla çalışmamızı bir de şu soruyu yanıtlayarak tamamlayalım: Alkollü içeceklerden alınan vergi toplam bütçe gelirlerinin ne kadarını oluşturuyor?

2018 yılında bu değer yüzde 1,64. Yani devletin bütçe gelirlerinin yaklaşık 60’ta biri alkollü içeceklerden alınan vergi ile sağlanmış.

Bu oran 2006’da 90’da bir imiş!

Tablo 1: Belirtilen kalem ve oranların 2006 – 2011 arası değişimi (Sayı değerleri BİN TL olarak verilmiştir.)

Tablo 2: Belirtilen kalem ve oranların 2012 – 2018 arası değişimi (Sayı değerleri BİN TL olarak verilmiştir.)

Kaynak: Habererk.com

Bakanlık hileli ürünleri açıkladı!

Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit, tağşiş veya ilaç etken maddesi tespit edilen toplam 229 firmaya ait 386 parti ürünü belirlendi. Paylaşılan listede Samsun’da 2 firmanın 2 ürünü hileli çıktı.

Konu ile ilgili bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

Ülkemizde gıda güvenilirliğinin sağlanması, gıdalarda taklit ve tağşişin önlenmesi, kişilerin sağlığının ve tüketici menfaatlerinin korunması ile sektörde haksız rekabetin engellenmesi amacıyla gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarında resmi kontrol faaliyetleri Bakanlık olarak büyük bir titizlikle yürütülmektedir.

5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” ve bu Kanun kapsamında hazırlanan, “Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik” gereğince; laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdaları üreten/ithal eden; kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasını içeren bilgiler kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.

Bakanlığımızın yürüttüğü resmi kontroller ve firmaların otokontrol sistemlerine ek olarak bu uygulamamız ile;

•         Tüketici sağlığının ve menfaatinin korunması,

•         Sektörde haksız rekabetin önlenmesi,

•         Tüketiciler aracılığıyla firmalar üzerinde bir denetim mekanizması oluşturulması ve

•         Firmaların “güvenilir gıda üretimi”nin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

Söz konusu uygunsuzlukların tespit edilmesinde; Bakanlığımızca yürütülen denetimlerin yanında, tüketiciler tarafından yapılan ihbar, şikâyet, CİMER ve Alo 174 Gıda Hattı başvuruları neticesinde gerçekleştirilen denetimlerin de büyük payı olduğu açıktır. Bu bakımdan tüketicilerin bu başvurularını sürdürmeleri, halkımızın sağlığının korunması yönündeki çalışmalarımız için büyük önem taşımaktadır.

Taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği tespit edilen toplam 229 firmaya ait 386 parti ürün Bakanlığımız internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Böylece ilk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 1443 firmaya ait 3202 parti ürün tüketicilerin bilgisine arz edilmiştir.

Gıda konusunda kamu otoritesi olan Bakanlığımız, yasalarla verilmiş tüm yetkileri tereddütsüz kullanarak gıda güvenilirliğinin sağlanmasına ve tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalarını aralıksız olarak ve büyük bir titizlikle sürdürmektedir.

SAMSUN’DA HİLELİ ÜRÜN SATAN FİRMALAR
1-
Firma: Hasan Usta Akçaabat Köftecisi – Hasan AVCI/ Bekdiğin Mahallesi Samsun-Ankara Yolu Üzeri Ankara Caddesi No:16/1 Havza/SAMSUN

Ürün:Akçabat  Köfte

Kusur: Sakadat Tespiti

2-

Firma: Musa AMANVERMEZ Terme/SAMSUN

Ürün: Tereyağı

Kusur:Bitkisel Yağ